Dava Takibi Nedir ve Nasıl Yapılır?

  • Anasayfa
  • Dava Takibi Nedir ve Nasıl Yapılır?
Dava Takibi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Dava Takibi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Ülkemizde her yıl her ay her gün yüzlerce dava açılmakta, açılan bu davaların bir kısmı kabulle bir kısmı retle bir kısmı ise kısmi kabul kısmi ret ile sonuçlanmaktadır. Uyuşmazlığını davaya taşıyanların büyük çoğunluğu bir avukatla birlikte çalışmayı tercih ederken bir kısmı ise arzuhalcilere yazdırdığı dilekçelerle veya kendi yazdıkları dilekçelerle süreci takip etmektedir. 

Baştan belirtelim ki hukuk mahkemelerinde takip edilecek davaların gerek esas yönünden gerek usul yönünden teknik ve uzmanlık gerektiren pek çok detayları ve prosedürleri vardır. Bu sebeple bir hukuk davasını kendisi takip etmeye çalışan bir vatandaşımızın hak kaybına uğrama ihtimali çok yüksektir. 

Peki bir hukuk davası nedir ve nasıl takip edilir? Hukuk davası kişiler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalardır. Özel hukuktan kastımız içinde ticaret hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra hukuku, miras hukuku ve başka pek çok alanı barındıran geniş bir hukuk dalıdır. Bir hukuk davasının konusuna örnek olarak boşanma, miras uyuşmazlığı, ticari alacak, manevi tazminat davalarını gösterebiliriz. 

Bir hukuk davasının açılışı dava dilekçesinin görevli ve yetkili olan mahkemeye sunulmasıyla olur. Yargıtay'ın eski tarihli bir kararında ifade edildiği üzere dava dilekçesi davanın alın yazısıdır. Dava dilekçesindeki en ufak bir eksiklik veya teknik hata geri dönüşü olmayacak hak kayıplarına sebebiyet verebilir. Bu sebeple dava dilekçesi sunulmadan önce uyuşmazlık konusu özen ve dikkatle incelenmeli, müvekkille konunun önemli unsurları tartışılmalı, konuyla alakalı mevzuat hükümleri ve yerleşik Yargıtay görüşü tespit edilmelidir. Dava dilekçesi çok uzun olmamalı, konu hakkında gereksiz detaylar vermekten kaçınmalı, dava sebebini ve talepleri yalın bir anlatımla ortaya koymalıdır. 

Dava dilekçesi sunulduktan sonra mahkeme tensip zaptı düzenler ve tensip zaptıyla birlikte dava dilekçesini davalıya tebliğ eder. Davalı taraf, dava dilekçesini tebliğ aldıktan sonra iki hafta içinde davaya cevap vermelidir. Cevap dilekçesinde davanın reddine dair usulden ve esastan tüm argümanlar ileri sürülmelidir. Dava şartı eksikliği, ilk itirazlar, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa dair tüm ret sebepleri cevap dilekçesinde ileri sürülebilir. Basit yargılama usulünde dava dilekçesi ve cevap dilekçesiyle beraber taraflar tüm delillerini dosyaya sunmakla yükümlüyken yazılı yargılama usulünde dilekçelerin teatisi aşaması boyunca taraflar delillerini sunmaya devam edebilir. 

Şayet iş davası veya kira tespit davası gibi basit yargılama usulüne göre yürütülen bir dava söz konusuysa cevap dilekçesinin sunulmasıyla beraber dilekçeler aşaması sona erer. Ancak çekişmeli boşanma veya ecrimisil davası gibi yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda cevap dilekçesinden sonra davacı taraf cevaba cevap dilekçesi sunarken davalı taraf da ikinci cevap dilekçesini sunar. 

Bir hukuk davasının takibinde dilekçelerin teatisi aşamasından sonrada tarafların dosyaya dilekçeler sunması gerekecektir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmesi veya dosyaya yeni getirilen bir delile ilişkin beyanda bulunulması veya hakimin bir konuda taraflardan açıklama istemesi halinde taraflar kendi menfaatlerine olacak şekilde dosyaya dilekçeler sunmaya devam ederler. 

Özellikle çoğu hukuk davasında mahkemelerce başvurulan keşif ve bilirkişi raporlarına karşı sunulacak itiraz ve beyan dilekçeleri son derece önemlidir. İki haftalık itiraz süresi içerisinde bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi raporun kesinleşmesi sonucunu doğuracak ve hak kaybına sebebiyet verebilecektir. 

Buraya kadar bir hukuk davasına ilişkin usul bilgileri verdik. Ancak hukuk davasının takibinde işin esasına ilişkin bilgi sahibi olmak ve araştırıcı bir karaktere sahip olmak da çok önemlidir. Örneğin bir boşanma davasında Yargıtay'ın hangi davranışları boşanma sebebi kabul ettiğini veya iş davasında işverenin hangi eylemlerinin işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıdığını bilmeden kendinizi savunmanız oldukça zordur. 

Kısacası bir davayı takip etmek dikkat ve özenle harcanacak uzun bir mesai gerektirir. Mahkemeler özensiz ve yeterli araştırmalar yapılmadan açılıp reddedilen dava dosyalarıyla doludur. Reddedilen bir davanın yaşatacağı hak kaybı kadar karşı tarafın avukatına ödemek zorunda kalacağınız yargılama giderleri ile vekalet ücreti de ağır bir külfettir. Bu sebeple dava takibi konusunda tecrübe ve bilgi sahibi bir avukatla çalışmayan birinin dava neticesinde hayal kırıklığına uğraması kuvvetle muhtemeldir. 
  
Av. Ali Cengizhan KILIÇ