Alttan Aldığı Dersin Çakışması Sebebiyle Ders Alamayan Öğrenci Ne Yapabilir?
İçinde bulunduğumuz üniversitelerin bahar yarıyılı ders seçimi günlerinde pek çok öğrenci alttan aldığı dersleri sebebiyle sorun yaşayabilmekte ve bu konuda üniversitenin anlayışsız bir yaklaşımına maruz kalabilmektedir. Her ne kadar çoğu üniversite alttan ders alan öğrencilerinin güncel dönemdeki derslerini de alabilmeleri için kolaylıklar sağlasa ve bu konuda öğrencilere danışman hocaları yardımcı olsa da öğrencisini müşterisi gibi gören bazı üniversiteler stres kaynağı olabilmektedir.
Öğrencilerin alttan gelen derslerinin ders programındaki diğer derslerle çakışması hali üniversite yönetimleri ve öğrenci işleri ile öğrenciler arasındaki başlıca uyuşmazlık konularından biridir. Öğrenciler alttan gelen dersin çakışması sebebiyle döneminin uzaması dolayısıyla geç mezun olmak riskiyle karşı karşıya kalabilmekte ve bazı üniversite yönetimleri ile öğrenci işleri gerek ilgisizlik gerek politika olarak bu soruna kayıtsız kalabilmektedir.
Biz bu yazımızda alttan gelen dersi ile ders programındaki diğer dersleri çakışan üniversite öğrencilerinin üniversite yönetimiyle sorunlar yaşaması halinde hangi haklara sahip olduklarını ve hangi hukuki başvuru yollarını kullanabileceklerini ele aldık.
Öncelikle öğrencilerin çakışan dersler sorununu danışman hocaları ve öğrenci işleriyle beraber konuşarak çözmelerini tavsiye ederiz. Aslında çoğu üniversitede fakülte yönetimleri, danışman hocalar ve öğrenci işleri iyiniyetli bir şekilde öğrencilere çakışan dersler konusunda anlayış ve kolaylık göstermektedir. Bizce de iyiniyetli bir danışman hoca ve yönetimle öğrencilerin koordineli bir şekilde bu sistemsel sorunu aşmaları son derece kolay ve zahmetsizdir.
Ancak öğrenci işleri, danışman hoca veya fakülte/üniversite yönetimi alttan gelen ders ile güncel ders programı çakışmasında politika olarak öğrencisine anlayış göstermeyerek çakışan derslerden yalnız birinin alınabileceğini belirtebilir. Bu tutum üniversitenin yönetmeliğinden, senato kararından veya başka bir sebepten hatta ilgisizlikten bile kaynaklanabilir.
Fakülte/üniversite yönetimi kesin bir dille çakışan derslerin aynı anda alınamayacağını ifade ediyorsa öğrenci arkadaşlarımıza öncelikle rektörlüğe/fakülte yönetim kuruluna çakışan dersleri beraber alma taleplerini yazılı bir dilekçeyle sunmalarını ve dilekçelerinin rektörlük tarafından teslim alındığını gösterir bir belge almalarını tavsiye ediyoruz. (Çoğu rektörlük ve öğrenci işleri ne yazık ki teslim aldıkları dilekçelere dair bir alındı belgesi sunmaktan imtina etmekte hatta bu işlemi sağlayacak bir altyapı dahi kurmamaktadır. Böyle bir durumda rektörlüğe, öğrenci işlerine, fakülteye ve danışman hocaya dilekçenin bir örneği mail olarak atılabilir veya talep ihtarname şeklinde noter kanalıyla gönderilebilir.)
Öğrencinin çakışan derslerini beraber almak istediğine dair talebini teslim alan rektörlüğün bu talebe vereceği cevaba göre öğrencinin izlemesi gereken yollar da değişecektir. Rektörlük öğrencinin dilekçesine otuz gün içinde cevap vermezse öğrenci bu sürenin bitiminden itibaren otuz gün için idare mahkemesinde dava açmak hakkına sahiptir. Rektörlük öğrencinin talebini reddederse öğrenci bu kararı tebliğ aldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yine idare mahkemesinde dava açabilir. Rektörlük öğrencinin talebini kabul eder ise zaten ortada bir uyuşmazlık kalmayacak ve büyük ihtimalle öğrenci çakışan derslerini beraber alabilecektir.
Rektörlüğün öğrencinin çakışan derslerini beraber alması talebini reddetmesi veya talebine cevap vermemesi halinde öğrenci idare mahkemesinde dava açabilir demiştik. Peki bahsettiğimiz idari davada dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?
Bir kere bahsedilen idari davayı açmak isteyen öğrencinin alanında uzman bir avukattan yardım alması ve davayı avukatıyla takip etmesi son derece önemlidir. Hukuki uzmanlık gerektiren bir konuda kişinin kendi davasını kendi takip etmesi hak kaybına sebebiyet verebilir.
İkinci olarak, çakışan derslerin beraber alınması için açılan davada mutlaka yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmalıdır. Telafisi güç ve imkansız zararların meydana gelmesi ihtimalinde idare mahkemeleri dava sonuçlanana kadar idari işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verebilir. Çakışan dersler davasında da şayet öğrenci alttan gelen dersi sebebiyle ders programındaki diğer dersleri alamıyorsa ve bu sebeple dönemi uzayacaksa öğrencinin telafisi imkansız bir zararı söz konusudur. Üniversite yönetiminin çakışan derslerin beraber alınamayacağına dair kararın yürütmesinin durdurulması talebinde bulunulur ve idare mahkemesi bu talebi kabul ederse bahsedilen dönem uzaması ihtimalinin önüne geçilebilir ve dava neticelenene kadar öğrenci çakışan dersleri beraber alabilir.
Üçüncü olarak, dava açılırken öğrencinin alttan gelen dersinin başka dersleri almasına engel olan üniversitenin yönetmelik, senato kararı ve diğer karar ile mevzuat hükümlerinin iptali talep edilmelidir.
Danıştay konuyla ilgili emsal bir kararında hukuk fakültesi son sınıf öğrencisinin alttan gelen dersi ile çakışan derslerinin alınmasına üniversitece müsaade edilmemesini eğitim hakkının ihlali kabul etmiştir. Danıştay söz konusu kararında alttan gelen ders ile ders programındaki diğer derslerin beraber alınamayacağı yönündeki yönetmelik hükmünün hukuk devleti ve hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğunu kabul etmiş ve yönetmeliğin söz konusu hükmünü iptal etmiştir. (Danıştay 8. Dairesi 2019/4261 Esas 2022/3787 Karar)
Sonuç olarak alttan gelen dersi diğer dersleriyle çakışan öğrenci arkadaşlarımız Anayasal eğitim hakkı gereği çakışan dersleri bir arada alabilmeli ve bu konuda üniversite/fakülte yönetimi tarafından öğrencilere gereken kolaylık sağlanmalıdır. Bu konuda öğrencileri kısıtlayan üniversite yönetmeliği veya senato kararı ile öğrencinin çakışan dersleri almasını engelleyen işlemlerin iptali idare mahkemelerinde sağlanabilir. Hatta öğrenciler henüz davanın başında yürütmenin durdurulması kararı alarak dava neticelenene kadar çakışan dersleri beraber almaya başlayabilirler.
Ancak bu yazımızda konu oldukça sınırlı bir şekilde ele alındığından farklı somut durumlara göre farklı bir değerlendirme yapılabilir. Alttan gelen ders yükü çok ağır olan öğrenciler için belki de mahkemelerin tutumu farklı olabilir. Bu sebeple durumunuzu avukatınızla titiz bir biçimde değerlendirmeden karar almamanızı ve başvuru yapmamanızı önemle tavsiye ederiz. Ayrıca üniversite hayatı çakışan dersler sebebiyle uzamış olan ve artık mezun olduğu için süreci geriye dönük olarak düzeltme imkanı olmayan kişilerin de uğradıkları haksızlık ve zararlar sebebiyle idari yargıda tam yargı davası açmak hakları olduğunu da son olarak belirtmek isteriz.
Av. Ali Cengizhan KILIÇ
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4261
Karar No : 2022/3787
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av.
KARŞI TARAF (DAVACI) :
VEKİLİ : Av.
İSTEMİN KONUSU : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi'nin tarih ve E:, K: sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, bahar döneminde alacağı dokuz dersi vermesi durumunda mezun olacağı, bu nedenle otomasyon sisteminde çakışan Borçlar Hukuku Genel II ve Genel Kamu Hukuku II derslerinin de dahil olduğu dokuz dersin kaydının yapılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin tarih ve sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Çakışma nedeniyle ders kaydı yapamayan öğrencinin, çakışmayan en alttaki dönem derslerinden başlamak şartı ile en fazla bir üst yarıyıldaki/yıldaki derslere kayıt yaptırmasına izin verilir." hükmünün iptali ve ders kaydına eklenmeyen Genel Kamu Hukuku-II dersinin ders yüküne eklenmesi ile ilgili ders için vize mazeret sınavı yapılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen tarih ve E:, K: sayılı kararda; Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 3. fıkrasının 2. Cümlesinde yer alan "Çakışma nedeniyle ders kaydı yapamayan öğrencinin, çakışmayan en alttaki dönem derslerinden başlamak şartı ile en fazla bir üst yarıyıldaki/yıldaki derslere kayıt yaptırmasına izin verilir." hükmünün yer aldığı, mezuniyet aşamasında olan öğrenciler ile ilgili derslerin çakışmasını engellemek suretiyle gerekli önlemleri almanın da idarenin yükümlülüğünde olduğu, anılan düzenlemenin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı; otomasyon sisteminde çakışan Borçlar Hukuku Genel-II ve Genel Kamu Hukuku-II derslerinin de dahil olduğu dokuz dersin kaydının yapılması talebiyle yaptığı başvurunun Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Yönetmeliği 10, 28 ve 29'de belirtilen esaslara göre yapıldığı gerekçesi ile reddine ilişkin tarih ve sayılı işlemin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden, Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde; çakışma nedeniyle ders kaydı yapamayan öğrencinin, çakışmayan en alttaki dönem derslerinden başlamak şartı ile en fazla bir üst yarıyıldaki/yıldaki derslere kayıt yaptırmasına izin verileceği hükmünün çakışma anında bunu yapma yetkisini veriyorsa da bu yetkinin ancak fiili imkansızlık olması durumunda uygulanabileceği, mezun olabilecek durumda olan davacının dersleri arasındaki çakışma durumunun fiili bir imkansızlık sebebiyle giderilemediğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, dava konusu işlemin davacının mezun olmasını bir yıl ertelemek suretiyle eğitim hayatını etkileyip devamında hak kaybına yol açacağı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; davanın ders kaydına eklenmeyen Genel Kamu Hukuku-II dersinin ders yüküne eklenmesine ve ilgili ders için vize mazeret sınavı yapılmasına karar verilmesine ilişkin kısmı yönünden ise, davalı idare tarafından karar doğrultusunda bu yönde işlem tesis etmek suretiyle harekete geçileceği açık olmakla birlikte idare yerine geçerek doğrudan idari işlem tesisi yönünde karar verilemeyeceğinden idari işlem tesisine ilişkin kısmının incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen iptaline, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Öğretim Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinde yer alan hükümlere istinaden alabileceği kredi sayısı belli olan öğrencinin, salt ders programı çakışması nedeniyle alabileceği tüm dersleri alamayıp dönem veya yıl kaybı yaşamasına neden olabilecek nitelikte Yönetmelik hükmünün, "hukuk devleti"nin temel unsurlarından birisi olan "hukuki belirlilik ilkesi" ile bağdaşmayacağı gibi Anayasal hak olan eğitim öğretim hakkının tam olarak kullanılması önünde bir engel teşkil edeceği, bunun yanında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (a) bendinde yer alan öğrencilerin ders kredileri ve diğer yükümlülükleri başarı ile tamamlamaları halinde diploma almaya hak kazanacaklarına dair düzenlemeye de aykırı olarak ders kredilerini öğrencilerin tamamlamalarına engel olacağı, Uludağ Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Öğretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Çakışma nedeniyle ders kaydı yapamayan öğrencinin, çakışmayan en alttaki dönem derslerinden başlamak şartı ile en fazla bir üst yarıyıldaki/yıldaki derslere kayıt yaptırmasına izin verilir." hükmünde, hukuka uygunluk bulunmadığı, söz konusu Yönetmelik hükmüne dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin bireysel işleme yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davacının Yönetmelik hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, Yönetmelik hükmüne ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının kaldırılmasına, dava konusu Yönetmelik hükmünün iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi'nin tarih ve E:, K: sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından davalı idareye iadesine,
4. Kesin olarak, 03/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
