İdari Ecrimisil ve Ecrimisil İhbarnamesi Nedir?

  • Anasayfa
  • İdari Ecrimisil ve Ecrimisil İhbarnamesi Nedir?
İdari Ecrimisil ve Ecrimisil İhbarnamesi Nedir?

İdari Ecrimisil ve Ecrimisil İhbarnamesi Nedir?

Bugün ülkemizde pek çok taşınmazın ve işletmenin sınırları devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle karışmış ve taşmış vaziyettedir. Tecrübe ettiğimiz bir davadan örnek vermek gerekirse bir turistik işletmenin konaklama tesisine ait kısmı kendi mülkiyetinde kalırken bahçesi ve havuzu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir Hazine arazisi olabilmektedir. 

Bahsettiğimiz gibi durumlarda bazen işletmenin sahibi dahi işletmesinin sınırlarının bir kısmının Hazine arazisinde kaldığını bilmemekte ve gelen fahiş ecrimisil ihbarnameleri karşısında şaşırmaktadır. 

İdari ecrimisil ihbarnamesiyle karşı karşıya kalan vatandaşlarımızın ve işletmelerimizin üzerlerindeki şaşkınlığı bir an önce atmaları ve mevzuatta belirtilen sürelerde ilgili yerlere başvuru süreçlerini tamamlayarak davalarını açmaları gerekmektedir. Aksi takdirde muhtemelen dava neticesinde fahiş ecrimisil bedelinin düşüşü sağlanabilecekken hak kaybı yaşanacak ve kaçan süre neticesinde fahiş ecrimisil bedeli tahsil aşamasına gelecektir. 

Biz bu yazımızda ecrimisil ihbarnamesi ile karşı karşıya kalan vatandaşlarımıza ana hatlarıyla idari ecrimisil ve buna karşı müracaat edilebilecek hukuki yollar hakkında kısaca bilgi vereceğiz;

      1- İdari Ecrimisil Nedir?

Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4/1-d maddesinde idari ecrimisilin tarifi şöyle yapılmıştır; "Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat."

Görüleceği üzere idarece ecrimisil talep edilebilmesi için devlete ait taşınmazı işgal eden bir kişinin kusurlu, iyiniyetli veya kötüniyetli olup olmadığına bakılmayacaktır. İdarece ecrimisil talep edilebilmesi için yalnız devlete ait taşınmazın idarenin izni dışında işgal edilmesi yeterlidir. Bu sebeple idari ecrimisil bedelinin iptali talep edildiği takdirde ?taşınmazın devlete ait olduğunu bilmiyordum? savunması bir işe yaramayacaktır.

      2- Ecrimisil İhbarnamesi Nedir?

Ecrimisil İhbarnamesi, idarece, devlete ait taşınmazın işgal edildiği tespit edilip bu işgale karşılık bir ecrimisil bedeli takdir edildikten sonra düzenlenen ve idarece ilgilisine tebliğ edilen bir idari işlemdir. Ecrimisil İhbarnamesinde ne kadar ecrimisil bedeli takdir edildiği, işgalin hangi tarihler arasında olduğu, ihbarnameye karşı hangi hukuki yollara ne kadar sürede başvurulması gerektiği, ecrimisil bedelinin hangi sürede kesinleşeceği, ecrimisil bedelinin kabul edilmesi halinde ne kadar indirim yapılacağı, ecrmisil bedelinin taksitlerle ödenme imkanları ve bunlar gibi başka açıklamalar yazmaktadır. 

      3- Ecrimisil İhbarnamesine Karşı Hangi Hukuki Yollara Başvurulmalıdır?

Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik?in 86/2 maddesine göre ecrimisil işlemine karşı otuz gün içinde ilgili idareye düzeltme talebinde bulunularak itiraz edilebilir. İdarece kişide, işgal edilen alanda, veya yüzölçümünde veya başka bir konuda hata olduğunun belirlenmesi halinde düzeltme yapılabilir. Ancak uygulamada bizim tecrübe ettiğimize göre idare düzeltme taleplerini kabul etmemekte ve ilk gönderdiği ihbarnamedeki aynı bedeli talep etmeye devam etmektedir.  

Ecrimisil İhbarnamesi'ne karşı İdare Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir. Bunun için yukarıda belirttiğimiz ecrimisil ihbarnamesine karşı ilgili idare nezdinde düzeltme talebinde bulunmak şart değildir. 

      4- Ecrimisil İhbarnamesi'ne Karşı Dava Yolunda Dayanılabilecek Sebepler Nelerdir?

Ecrimisil ihbarnamesine karşı İdare Mahkemesi'nde dava açılmadan önce dava konusu taşınmaz hakkında ayrıntılı bilgi edinilmeli ve tüm bilgiler davanızı takip edecek avukatınızla paylaşılmalıdır. 

Dava konusu taşınmazın idareden kiralanıp kiralanmadığı, kiralandıysa kira süresinin ne kadar olduğu, idare ile imzalanan sözleşmenin hükümleri, taşınmazın hangi amaçla kullanıldığı, taşınmazdan gelir elde edilip edilmediği, yüzölçümü, çevresi, ulaşım olanakları ve benzeri pek çok faktör davanın neticesini etkileyecektir. 

   - Dava Konusu Taşınmazın İdarenin İzni Dahilinde Kullanılması

Dava konusu taşınmaz şayet idarenin izni dahilinde, idarece verilen ruhsatla veya kira sözleşmesiyle kullanılıyorsa ortada bir işgal olmadığı için ecrimisil talep edilmesi de hukuka aykırı olacaktır. 

Örnek vermek gerekirse; Danıştay 10. Dairesi 2016/6055 Esas 2017/1263 Karar sayılı kararında, davacı ile idare arasında imzalanan bir kira sözleşmesi varken idarenin bu sözleşmeyi usulüne uygun feshetmediğinden bahisle davacıdan talep edilen ecrimisili haksız bulmuştur. 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2000/1233 Esas 2002/912 Karar sayılı konuyla alakalı bir başka kararda ise dava konusu taşınmazın davacı tarafından Orman Bakanlığı'ndan alınan izin, kaymakamlıkça intifa hakkı tesisi için verilen izin ve İl Daimi Encümeni kararı çerçevesinde alınan ruhsata dayanarak kullanıldığını belirterek ecrimisil talebini hukuka aykırı bulmuştur. 

Peki idare ile kişiler arasındaki kira sözleşmesinin, iznin veya ruhsatın süresinin dolması halinde ne olacaktır? Danıştay 17. Dairesi 2015/12224 Esas 2016/1354 Karar sayılı kararında aynen şöyle karar vermiştir; 

"Uyuşmazlık konusu olayda, taşınmazı kira sözleşmesine dayalı olarak kullanan davacı hakkında, 2886 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanarak tahliye kararı alınabilmesi için, sözleşme süresinin bitim tarihinden önce davacıya sözleşme süresi sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceği, bu sebeple taşınmazı tahliye etmesi gerektiğinin, usulüne uygun olarak yapılacak bir ihtarla bildirilmesi gerekmekte iken, idarece bu yönde bir bildirim yapılmadan davacının tahliyesine karar verildiği görülmektedir. Taşınmazı kira sözleşmesi gibi geçerli bir hukuki nedene dayalı olarak kullanmakta olduğu görülen davacının, sözleşmesi usulüne uygun olarak feshedilmeden ya da sözleşme süresi bitmeden önce sözleşme süresi sonunda taşınmazı tahliye etmesi gerektiği davacıya ihtar edilmeden, fuzuli şagil olarak nitelendirilebilmesi ve bu sebeple tahliyesinin istenilmesi mümkün değildir."

Yukarıda belirttiğimiz kararından görüleceği üzere Danıştay kira sözleşmesinin süresinin dolmasını kişinin otomatik olarak işgalci olarak nitelenmesi için yeterli bulmamış ve bunun için öncelikle davacıya ihtar çekilerek taşınmazı tahliye etmesi yönünde ihtar edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yine Danıştay'ın yerleşik görüşüne göre idare ile kiracısı arasındaki ilişkinin durumu kira süresi sona erdikten sonra aralarındaki kira sözleşmesine göre değerlendirilir. 

   - İdare Tarafından Takdir Edilen Ecrimisil Bedelinin Fahiş Olduğu

Ecrimisil ihbarnamesine muhatap olan kişi işgalci olduğunu kabul etse dahi kendisinden talep edilen ecrimisil bedelinin fahiş veya olması gerekenden yüksek olduğunu ileri sürebilir. Ecrimisil bedelinin fahiş olduğu iddiası ecrimisil ihbarnamesinde yazan yüzölçümünün, işgal tarihlerinin ve taşınmazın kullanım amacının hatalı olduğuna dayanabilir. Ecrimisil ihbarnamesinde işgalcilerin hatalı kişiler olduğu aslında başkalarının işgalci olduğu  bir durumda da ecrimisil ihbarnamesinin iptal edilmesi gerekir. 

Nitekim Danıştay 17. Dairesi 2015/872 Esas 2015/302 Karar sayılı kararında aynen şöyle karar vermiştir;

"Olayda, davalı idarece yapılan tespite konu yapıların hangi parselde yer aldığı, söz konusu yapıların imar uygulaması öncesinde hangi parsel veya alanda yer aldığı, anılan parsellerin daha öncesinde kimin mülkiyetinde olduğu, davacılar tarafından yapılmış bir işgal olup olmadığı, daha önce farklı şahıslar tarafından inşa edildiği yargı kararıyla ortaya konulan yapıların imar düzenlemesi sonucunda davacılar adına düzenlenen parseller içerisinde kalıp kalmadığı, davacılar tarafından anılan yapıların kullanılıp kullanılmadığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi kapsamında olup olmadığı, bu anlamda fuzuli şagil olup olmadıkları, diğer taraftan, işgal alanının yüzölçümünün hatalı hesaplanıp hesaplanmadığı hususlarının dosyadaki bilgi ve belgelerden belirlenemediği görülmektedir."

Yukarıda belirttiğimiz Danıştay kararından görüleceği üzere dava konusu taşınmazın kimin kullanımda olduğu ve dava konusu taşınmazın yüzölçümünün hatalı hesaplanıp hesaplanmadığı hususları tartışmalı ise idare mahkemesince bu hususların belirlenmesi gerekecektir. Buna göre ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen işgalcilerin veya yüzölçümünün hatalı olması halinde ecrimisil ihbarnamesinin kısmen veya tamamen iptali gündeme gelecektir.    

Ayrıca dava konusu taşınmaza emsal nitelikteki taşınmazların ecrimisil ve kira bedellerinin daha düşük olduğuna dayanılarak da ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ileri sürülebilir. Danıştay 17. Dairesi 2015/3777 Esas 2016/3353 Karar sayılı kararında aynen şöyle karar vermiştir;

"Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu yerin, yukarıda belirtilen nitelikleri taşıyan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa ecrimisil bedelleri de dikkate alınarak, ek rapor alınmak veya yeniden düzenlenecek rapor değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır."

Danıştay'ın yukarıda belirtilen kararından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın ecrimisil bedelini hesaplayan bilirkişi raporunda emsal kira ve ecrimisil bedellerinin dikkate alınmaması bozma sebebidir. Bu sebeple dava aşamasında alınacak bilirkişi raporunun dikkatlice irdelenmesi gerekmektedir. 

Aynı şekilde dava konusu taşınmazın geçmiş dönemlerdeki ecrimisil ve kira bedellerinin dava konusu ecrimisil bedeline nazaran fahiş olmasına dikkat çekilmesi faydalı olacaktır. Danıştay pek çok kararında önceki döneme ait kesinleşmiş ecrimisil bedellerinin görülmekte olan davada emsal olarak ele alınması gerektiğini ifade etmiştir. (Danıştay 17. Dairesi 2015/1956 Esas 2016/3392 Karar, Danıştay 17. Dairesi 2015/3373 Esas 2016/3251 Karar, Danıştay 10. Dairesi 2016/5585 Esas 2017/1334 Karar)

Ecrimisil bedelinin fahiş olduğuna dair argümanlar yalnız bu yazıda ve başlıkta belirttiğimizle sınırlı olmayıp başka pek çok sebep daha sıralanabilir. Ancak biz yazımızın sınırlı içeriği dolayısıyla ana hatlarıyla birkaç sebebi açıklamakla yetinebiliyoruz. Bu sebeple her somut olaya özgü iptal sebepleri ayrı olacağı için ecrimisil ihbarnameniz ve diğer belgelerinizle avukatınıza danışmanızı tavsiye ediyoruz. 

      5- Ecrimisil Bedelinin Zamanaşımı Süresi Nedir?

Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesine göre ecrimisil bedeli işgalin tespitinden itibaren geriye dönük en fazla beş yıl için istenebilir. Örnek vermek gerekirse, Danıştay 17. Dairesi 2012/8895 Esas 2013/6670 Karar sayılı kararında şöyle karar vermiştir;

"Olayda; 01.12.1996- 21.02.2003 dönemi için takdir edilen ecrimisil bedelinin 21.02.2003 tarihli tespite dayandığı, idarece bu tarihten itibaren geriye doğru beş yılı aşan 22.02.1998 tarihinden önceki döneme ilişkin 9.007,78 TL tutarındaki ecrimisil bedelinin terkin edildiği görüldüğünden, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır." 

Taşınmazın işgale uğradığının tespiti, ecrimisil ihbarnamesinin tebliği ve ecrimisil bedelinin kesinleşmesi aşamasından sonra ise tahsil zamanaşımı söz konusu olabilir. Ecrimisil alacağı 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'na göre tahsili gereken bir kamu alacağı olduğundan bu kanunla belirlenen beş senelik tahsil zamanaşımına tabidir. Nitekim Danıştay 17. Dairesi 2015/3163 Esas 2016/3571 Karar sayılı kararında aynen şöyle karar vermiştir; 

"İdare Mahkemesince, 2005 yılı içerisine rastlayan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren ecrimisil alacağı için 2005 takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl sonunda en geç 31/12/2010 tarihine kadar ödeme emri düzenlenmek suretiyle tahsil işlemlerine başlanması gereken amme alacağının, bu tarihten sonra 28/12/2011 tarihinde düzenlenen ödeme emri ile istenilmesi üzerine açılan davada, tahsil zamanaşımı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. ? davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesinin kararının yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA..."

Ecrimisil bedelinin zamanaşımına uğrayacağı üçüncü bir hal ise tahakkuk zamanaşımıdır. Vergi Usul Kanunu'nun "Zamanaşımı Süreleri" başlıklı 114. maddesinde, "Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Buna göre işgalin idarece tespit edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde ecrimisil bedeli hesap edilmeli ve işgalciden talep edilmelidir. 

Nitekim Danıştay 10. Dairesi 2016/6022 Esas 2017/3451 Karar sayılı kararında şöyle karar vermiştir;

"Olayda, Hazinenin mülkiyetinde olan İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, A1 Mahallesi, 247DY1A pafta, 6889 ada, 13 parsel sayılı 327,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın 300,00 m2'lik kısmının işyeri yapılmak suretiyle 23.12.2001-22.12.2006 döneminde davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinin 12/12/2006 tarihli taşınmaz mala ait tespit ve tahmin edilen bedel hesap tutanağı ile tespit edildiği, idarece tespit tarihinden itibaren beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi gerekirken, beş yıllık süre geçtikten sonra zamanaşımına uğrayan ecrimisil alacağının tahsili yolunda düzenlenen 12.03.2012 tarihli ve 016069 sayılı ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uygunluk görülmemiştir."

Kısaca özetlemek gerekirse, ecrimisil bedeli en fazla geriye dönük beş yıl olarak talep edilebilir, işgalin tespitinden itibaren beş yıl içinde talep edilmelidir ve kesinleşen ecrimisil alacağı için beş yıl içinde ödeme emri düzenlenmelidir. Aksi halde sırasıyla Devlet İhale Kanunu'na göre zamanaşımı, tahakkuk zamanaşımı ve tahsil zamanaşımı söz konusu olacaktır. 

      5- Sonuç Olarak;

İdari ecrimisil davaları pek çok değişkenin rol aldığı ve dava konusu taşınmazın özelliklerine göre incelenmesi gereken davalardır. Dava sürecinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemelerinde bilirkişilerin dikkatine sunulabilecek tüm delilleri ve emsalleri avukatınızın bilgisine sunmanız çok önemlidir. Şayet davacı taraf kendi emsal kira sözleşmesi veya ecrimisil bedellerini dosyaya sunamıyorsa bilirkişi kendi araştıracağı emsallerden yola çıkarak bir rapor düzenleyecektir.

İdari ecrimisile dair açıklamalarda bulunduğumuz bu yazımız yalnız bilgilendirici mahiyette olup konuya dair yüzeysel ve ana hatlarıyla bilgi vermektedir. Bu sebeple yalnız bu yazımızdan yola çıkılarak bir idari ecrimisil davasını avukatınız olmadan takip etmeniz hak kaybına sebep olabilecektir. Her hukuki uyuşmazlıkta olduğu gibi idari ecrimisil konusunda da mutlaka avukatınızdan bilgi almanızı ve avukatınızın tavsiyeleriyle yola devam etmenizi öneriyoruz. 

Av. Ali Cengizhan Kılıç