Uzaktan Çalışan İşçinin Fazla Mesai Yapması ve İspatı
Dünyada ve ülkemizde pek çok alışkanlığı ve rutini kökünden değiştiren Covid-19 salgınıyla birlikte iş hayatında da pek çok değişiklik meydana gelmiştir. Özellikle kurumsal şirketler Covid-19 pandemisi boyunca uzaktan çalışmayı deneyimlemiş ve bu çalışma şeklinin daha karlı ve masrafsız olabileceğini görmüştür. Bugün hala pek çok kurumsal şirket Covid-19 salgını sona erse de işçilerini uzaktan çalıştırmaya devam etmektedir.
Bilindiği üzere bir beyaz yaka işçinin genellikle çalışma saatleri 09:00 - 17:00 rutini içerisinde seyretmekte ve çoğu zaman da bu çalışma saatlerine ek olarak fazla mesaiye kalınabilmektedir. Fakat uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasından sonra pek çok beyaz yaka işçi mesai saatleri dışında mail almaktan, aranmaktan ve mesai saatlerinin belirsizleşip 24 saate yayılmasından yakınmaktadır.
Biz de bu yazımızda iş hayatına uzaktan çalışma şeklinde devam eden işçilerin ve özellikle beyaz yaka işçilerin fazla mesai yapması halinde bunu nasıl ispat edebilecekleri üzerinde duracağız.
1. FAZLA MESAİYİ İSPAT YÜKÜ İŞÇİNİN ÜZERİNDEDİR
Genel ispat kuralları gereği bir davada ispat yükü davacının üzerindedir. Dolayısıyla bir iş davasında da fazla mesai ücretini talep eden bir işçinin fazla mesai yaptığını ispatlaması gerekecektir. İşçi tarafı fazla mesai yaptığını ispat ettikten sonra bunun karşılığında fazla mesai ücretinin ödendiğini ispatlamak işveren tarafına düşer.
Uzaktan çalışma şeklinde iş hayatına devam eden bir işçinin fazla mesai yaptığını ispat etmek için elinde pek çok ispat vasıtası olabilir. Aslında uzaktan çalışan bir işçinin fazla mesaisini ispat etmek için dayanacağı delillerle normal çalışma düzeninde olan bir işçinin fazla mesaisini ispat için dayanacağı deliller hemen hemen aynıdır. Fakat uzaktan çalışma içerisinde olan bir işçinin fazla mesaisini ispat etmek için dayanacağı bilgisayar log kayıtları, işyeri iç yazışmaları, mail kayıtları ve benzeri dijital kayıtlar kanaatimizce daha önemli bir yer tutmaktadır.
Uzaktan çalışan bir işçinin fazla mesaisini ispatlamak için dayanabileceği başlıca deliller tanık, işyeri kayıtları, işyeri iç yazışmaları, mail kayıtları, telefon kayıtları, bilgisayar log kayıtlarıdır. Özellikle tanık beyanlarıyla birlikte saydığımız diğer dijital kayıtların birbirini desteklemesi ve doğrulaması halinde işçi tarafının davadaki şansı oldukça yüksek olacaktır.
Şimdi bahsettiğimiz delilleri birer birer ele alacağız.
2. TANIK DELİLİ
İster uzaktan çalışma olsun ister normal çalışma her işçilik alacağı davasında tanık delili çok önemli bir yer tutar. İşyerindeki çalışma düzenini ve mesai saatlerini en iyi bilebilecek pozisyonda olan davacı işçi ile birlikte aynı işyerinde çalışmış olan mesai arkadaşlarıdır.
Davacı işçi tarafından dinletilecek tanıkların özellikle davacıyla aynı tarihlerde aynı işyerinde çalışmış olması gerekir. Ayrıca davacı tanıklarının işyerindeki işleyişe hakim olması, davacıyla aynı departmanda çalışıyor olması ve işverenle davası olmaması davayı olumlu etkileyecek faktörlerdir.
Davacı tarafından dinletilecek tanıkların yuvarlak, belirsiz, genel geçer ifadeler kullanmak yerine mesai saatleri ve çalışma düzeni hakkında net ve açıklayıcı bilgiler vermesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse "her gün sabahlara kadar çalışırdık", "arıza çıktığında fazla mesai yapardık" gibi belirsiz ifadelerin kullanılması halinde davacı işçinin fazla mesai alacağı hesaplanamayacaktır. Bunun yerine "08:00 - 21:00 arası çalışırdık", "haftada yirmi saat fazla mesai yapardık", "her Çarşamba ve Cuma günleri üç saat fazla mesai yapardık" gibi ifadeler mahkemeye ve bilirkişiye işyerindeki çalışma koşulları hakkında daha net bilgi verecek ve işlerini kolaylaştıracaktır.
Tanık beyanlarının fazla mesai konusunda net beyanlar içermemesi halinde hakimin davayı aydınlatmak yükümlülüğü gereği tanıkları yeniden dinlemesi ve çalışma saatleri ile fazla mesai saatlerini netleştirmesi gerekmektedir. Hatta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/843 Esas 2013/253 Karar sayılı kararında bu konuda aynen şöyle karar verilmiştir;
"Sonuç olarak, tanık anlatımlarının işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığını belirleme konusunda yeterli olamadığı durumlarda, hâkimin kendiliğinden başvurabileceği deliller olan bilirkişi ve keşif delillerine başvurması, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği, işyeri kayıtlarının incelenmesi, işyerinde keşif yapılarak işyerinin hacmi ve yoğunluğu gibi hususlar belirlenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir."
Yukarıda belirttiğimiz Yargıtay kararından görüleceği üzere tanık anlatımlarının yetersiz kalması halinde hakimin işyeri kayıtlarını incelemesi hatta gerekirse işyerinde keşif yapması gerekecektir.
Kısaca ve özetle, işyerindeki işleyişe hakim olan ve davacı işçiyle aynı tarihlerde aynı işyerinde çalışmış olan tanıkların çalışma koşulları, çalışma saatleri ve fazla mesai saatleri konusundaki net bilgi veren beyanları çok değerlidir. Ancak bu tanık beyanlarının belirsiz kalması halinde tanıkların yeniden dinlenmesi, fazla mesai ve çalışma saatleri hakkındaki ifadelerinin netleştirilmesi ve işyeri kayıtları ile diğer delillere başvurulması gerekmektedir.
3. MAİL KAYITLARI
Özellikle uzaktan çalışan işçiler için en önemli ispat vasıtalarından biri de mail yazışmalarıdır. Kurumsal şirketlerde uzaktan çalışan beyaz yaka işçilerin günlük iş hayatlarında sıklıkla mesai arkadaşları ve işyeri amirleriyle mail yazışmaları içerisinde olduğu bilinen bir gerçektir. Mesai saatleri dışında işiyle alakalı mailler alan ve atan bir işçinin fazla mesaisini ispat etmek için bu mailleri mutlaka dosyaya sunması gerekmektedir.
Mail yazışmalarının otomatik olarak fazla mesaiyi ispat ettiğini söylemek söz konusu olamaz. Mail yazışmalarının çalışma düzeni ile mesai saatleri hakkında genel bir tablo çiziyor olması gerekmektedir. Gün içerisinde normal mesai saatleri içerisinde başlayıp mesai saatleri dışına taşan işle alakalı mail yazışmaları fazla mesai konusunda bilgi verici kabul edilebilir.
Mahkeme ve bilirkişi tarafından mail kayıtları dikkate alınmaksızın düzenlenen bir bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın eksik ve hatalı olacağı şüphesizdir. Bilirkişi ve mahkeme tarafından mail kayıtları incelenmeli, değerlendirilmeli ve buna göre bir fazla mesai alacağı hesaplanmalıdır. Nitekim Yargıtay'ın yerleşik görüşü de bu yöndedir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/6904 Esas 2017/8169 Karar sayılı kararında aynen şöyle karar vermiştir;
"Somut olayda, davacı şube kapanış saatine kadar çalıştığını iddia ederek fazla mesai talep etmiş, Mahkemece e-mail kayıtlarının düzenli bir çalışmanın delili olamayacağı ve davacının eşi dışında tanık dinletmediği, fazla çalışma olgusunu ispatlayamadığı gerekçesiyle fazla çalışma talebi ve bağlı olarak kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Pronet kayıtları ile işyeri devir teslim ve rapor defteri incelenmemiştir. Bu kayıtlar celbedilmeli ve e-mail kayıtları 12 saat esasına göre AM, PM olarak gözüktüğünden yeniden hesaplama yapılarak (haftalık çalışma saatinin 40 saat olduğu) sonucuna göre 270 saati aşan çalışma varsa dikkate alınarak feshin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir."
Yukarıda belirttiğimiz kararından görüleceği üzere Yargıtay, mail kayıtlarının düzenli çalışmanın delili olamayacağına dair mahkeme görüşüne katılmamış ve mail kayıtlarının da incelenerek yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse, mail kayıtları özellikle tanık beyanlarıyla birbirini destekliyor ve doğruluyorsa davacı işçinin davadaki şansını artıracaktır. Özellikle işyerinde bizzat bulunmayan uzaktan çalışanlar için günlük çalışma saatleri ve çalışma koşullarını ortaya koyabilecek mail yazışmaları çok önemli bir delildir.
4. LOG KAYITLARI
Kurumsal şirketler tarafından genellikle uzaktan çalışmakta olan işçilerine dizüstü bilgisayar tahsis edilmekte ve bu bilgisayarlar üzerinden işyeri sistemine yapılan giriş - çıkışlar tespit edilebilmektedir. İşçinin sisteme hangi tarih ve saatlerde giriş - çıkış yaptığının tespit edildiği dijital kayıtlara iş davalarında log kaydı denilmektedir.
Şayet uzaktan çalışan bir işçinin log kaydı işveren tarafından tutuluyorsa gerek işçi tarafı gerek işveren tarafı bu log kayıtlarına delil olarak dayanabilir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre işçinin çalışma saatleri log kayıtlarına göre belirlenebiliyorsa öncelikle log kayıtlarına göre fazla mesai hesabı yapılmalı, log kayıtlarının bulunmadığı dönemler içinse tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmalıdır. (Bkz.: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/20003 Esas 2019/5832 Karar)
Tek başına log kayıtları üzerinden işçinin çalışma saatleri belirlenemiyorsa diğer delillerle birlikte değerlendirme yapılmalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/5229 Esas 2017/9694 Karar sayılı kararında log kayıtlarının tanık beyanlarıyla beraber bir anlam ifade ettiğini ve buna göre takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğunu ifade etmiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse log kayıtları özellikle uzaktan çalışan işçilerin fazla mesailerini ispatlamak için önemli bir delildir. Özellikle log kayıtlarıyla örtüşen ve doğrulayan tanık beyanlarıyla beraber işçinin davasını ispatlama ihtimali oldukça yüksektir.
5. TELEFON KAYITLARI
Uzaktan çalışan işçilerin gün içerisinde işvereni veya işyerindeki amirleriyle sıkça telefon görüşmesi yapmaları muhtemeldir. İşyeri amirleri, çalışma arkadaşları veya bizzat işveren tarafından işle alakalı olarak aranan veya mesaj alan işçi bu kayıtlara delil olarak dayanabilir ve mahkemeden bu telefon kayıtlarının dosyaya celbedilmesini talep edebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/797 Esas 2020/16600 Karar sayılı konuyla alakalı kararın aynen şöyle karar vermiştir;
"Davacı delil olarak telefon GPRS kayıtları, işverene sunduğu raporlar ve tanık beyanlarına dayanmış, telefon GPRS kayıtları ile raporlamalar bir arada değerlendirildiğinde fazla çalışma alacağının ispat edeceğini belirtmiştir. Davacı tanıkları davacıyı programında belirttiği gün ve saatte görmüş kişiler olup davacı işi gereği pek çok doktor ve eczacı ile gün içinde kısa süreli tanıtım ve satış amaçlı görüşmektedir. Telefon GPRS kayıtları celbedilmediği gibi davacı tanıklarının davacıyı kısa süre görmüş olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceği ve davalı tanık beyanlarında davacının çalışma süresinin 44 saat olup yasal süreyi aşmadığı dolayısıyla fazla çalışmanın ispat edilemediği gerekçeleriyle reddi isabetsiz olmuştur."
Yukarıda bahsettiğimiz Yargıtay kararından görüleceği üzere davacı işçi tarafından dosyaya GPRS kayıtlarının celbi istendiği halde mahkemece bu delilin dosyaya getirilmemesi bozma sebebi kabul edilmiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse işvereni, iş arkadaşları veya işyeri amirleri tarafından mesai saatleri dışında aranan veya mesaj alan işçinin fazla mesaisini ispatlamak için telefon kayıtlarına dayanması ispat açısından faydalıdır. Özellikle tanık beyanlarıyla uyumlu olacak şekilde bir GPRS kaydının ortaya çıkması halinde işçinin davasını ispat şansı oldukça artacaktır.
6. SONUÇ
Yukarıda tanık, mail kayıtları, log kayıtları ve telefon kayıtları başta olmak üzere uzaktan çalışan işçilerin fazla mesaisini nasıl ispat edebileceği üzerinde durduk. Kanaatimizce yukarıda açıkladığımız dijital delillerle beraber lehe tanık beyanlarına dayanacak bir işçi fazla mesai alacağını elde etmek konusunda bir adım önde olacaktır.
Uzaktan çalışan işçilerin fazla mesaisini ispat için toplayabileceği deliller saydıklarımızla sınırlı olmayıp işyeri çalışma koşulları ve düzenine göre farklılaşabilir. Biz yazımızda belli başlı birkaç delilden kısaca ve yüzeysel olarak bahsettik. İşyerinizin niteliği, çalışma koşulları ve somut olaya göre en doğru değerlendirmeyi sizi dinleyen avukatınız yapabilecektir. Bu sebeple yalnız konumuzla alakalı yazıyı okuyarak karar vermemenizi avukatınıza danışmanızı önemle tavsiye ederiz.
Av. Ali Cengizhan KILIÇ
